Muzik Kutusu << Geri Dön

İzmir Hatırası [İzmir Life Dergisi, Mart 2008]


İZMİR HATIRASI

İzmir Life Dergisi / Mart 2008 - Şükran Yücel

Muammer Ketencoğlu’nun yeni albümü eski İzmir’den Türk, Rum ve Yahudi türkülerini topluyor ve "İzmir Hatırası" adını taşıyor. İzmir’in geçmişine sevgiyle, vefayla bağlı olanların duygulanarak dinleyecekleri bu albüm, benzerlikleri ve farklılıklarıyla yüzyıllardır kentimizde birlikte yaşamış olanların kültürel mirasını bize iletiyor. Muammer Ketencoğlu yıllardır yaptığı folklorik araştırmalarla, pek çok türküyü dağarcığımıza kazandıran çok değerli bir müzik adamı. Yalnız bizim türkülerimizi değil, Balkanlar’dan, Yunanistan’dan Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetler’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaratılan halk türkülerini derledi. Eski ve yeni Yunanca türkülerden oluşan "Sevdalı Kıyılar- Latremena Akrogalia"(1992) albümünü, "Karanfilin Moruna, Anadolu Zeybekleri"; Balkanlar’ın her yöresinden türküleri içeren "Ayde Mori" (2001) albümünü, konser kayıtlarından oluşan "Balkan Yolculuğu" albümü izledi (2007). Derlediği türkülerden oluşan seçkileri de bulunan Muammer Ketencoğlu, şimdiye kadar göz ardı edilmiş olan kadınların yaktıkları türküleri gün ışığına çıkarmak üzere "Kadın Sesleri Topluluğu"nu kurdu.
Muammer Ketencoğlu, bu kez İzmir’in geçmişine doğru bir yolculuğa çıkartıyor bizi. İzmir’in çok kültürlü hazinesinin içinde yer alan Türk, Rum ve Yahudi türküleriyle dolu bir sandığın kapağını açıyor. Tire’de doğan Muammer Ketencoğlu’nu İzmir’e bağlayan duygu yüklü anıları var. "Uçun kuşlar uçun İzmir’e doğru" diye seslenerek, türkülerini İzmir’e özlemle gönderiyor. Albüme eşlik eden özenle hazırlanmış, çok iyi basılmış eski İzmir fotoğrafları da içeren 100 sayfalı kitapçığa yazdığı önsözde İzmir için duygularını paylaşıyor bizimle:

"Sesi ve kokusuyla kalbimde yeri çok büyüktür İzmir’in. Çok küçükken Tire’den İzmir’e sabah beş treniyle yapılan ve günler öncesinden sabırsızlıkla beklenen yolculuklar... Sokak satıcıları, sayesinde mutluluğun zirvesine çıktığım hayatımın ilk çalgısı Kemeraltı’ndan alınan oyuncak kemanım... Çocukluğumun en güzel günleri Bornova Körler Okulu’nda geçti. Münevver öğretmenim sayesinde hayata, Bayram öğretmenim sayesinde müziğe bağlandım. İlk kez on bir yaşındayken Efes Oteli’nde sahneye çıktım. Ama ille de Karşıyaka vapuru! Ailemle yaptığım her İzmir yolculuğunda ne yapar eder, kendimi o vapura bindirtirdim. Haşlanmış mısır aldırtır, koçanını da denize savururdum. Mısır koçanı ile denizin buluşma sesi çok hoşuma giderdi. Bu yüzden büyümekteyken beni besleyen o yaşlı şehre daha önce hiç sunulmamış bir hediye bırakmak istedim. Eski İzmir’in çok kültürlü
yaşamı üstüne çok şey yazıldı. Ancak bugüne dek binlerce yıllık bu koca şehrin önümüze serdiği zengin ve karmaşık müzik geleneğini bize bütünlüklü olarak sunan kitaplar ya da albümler ne yazık ki yayınlanmadı. İzmir Hatırası’yla bu çalışmalara bir başlangıç yapmak istedim."

Bu güzel ve eşsiz armağan için çok teşekkür ediyoruz. Şimdi bir dileğimiz daha var, Muammer Ketencoğlu’ndan bu güzel türküleri İzmir’de bir konserde dinlemek.
İzmir Hatırası konserinin çok anlamlı olacağına inanıyorum.