Muzik Kutusu << Geri Dön

İstanbul'da Yaşamak

Muammer Ketencoğlu- 14 Haziran 2010


İstanbul'da Yaşamak
 
Yirmi yedi yıl önce okumak için geldiğim bu şehirle aramda varoluşumu borçlu olduğum güzellikleri ve yaman zorluklarıyla gelgitli çelişkilerle dolu bir ilişki var. İlk yıl beni en çok etkileyen Şemsi Paşa’da duyduğum “deniz sesi”dir. Eğer o gün lodos varsa denize uzak bile olsanız onun kokusunu mutlaka duyarsınız. Hele martı sesleri…Yine denize yakın olmanız gerekmez bunun için; çığlık çığlığa, gecenin ortasında bile sizi yalnız bırakmazlar. Keşke geceleri bu kadar çok havai fişek patlatmasalar da bütün kuşlar rahat etse…İstiklal caddesindeki artık harabe olan Narmanlı Han’da yere eğilip pisi pisi dediğimde en az on tane kedi geliverirdi yanıma; kendini sevdirmek için sıraya giren İstanbul kedileri…Mısır Çarşısı da unutulmazlardan; içine girer girmez sizi esir alıp sarmalayan büyülü kokularıyla. Yeni Cami’nin önünde dolaşırken kaçmak için neredeyse üç santim yanına kadar yanaşmamı bekleyen güvercinleri ve şehir hatları vapurlarının güvertesinde rüzgara karşı yapılan yolculuklarıyla bu şehir güzeldi!

Oysa İstanbul’un sokaklarında, caddelerinde ve hatta sahilinde keyfince yürümek çok zordur. Bu kadar gürültülü, bu kadar kalabalık başka bir şehir yok ülkemizde.

Beni en çok ilgilendiren yanı ise onun eşsiz bir kültür şehri oluşudur. Bir müzik, bir kültür tutkunu olarak başka bir yerde nefes bile alamayacağımdan korkarım. Beslenebileceğim en eski ve en güncel kaynaklara ancak İstanbul’da ulaşabilirim. Başka hiçbir şehirde sahaflar onunkiler kadar seçenek sunmaz. Başka hiçbir şehirde kolay kolay Etyopyalı bir müzisyenle tanışıp ya da Alman bir gaydacıyı keşfedip konserinde birlikte müzik yapmaya davet edemezsiniz. Hiçbir şehir tutkularımı yaşayabilmeme, hayallerimi gerçekleştirebilmeme bu denli olanak sağlayamazdı.

Ve kuşkusuz Beyoğlu… Oranın kalabalığından sıkılınmaz, yürürken çevrenizi dikkatli dinlerseniz sayısız dilin müziğini duyarsınız. Orada dünyaya, dünyalı olmaya daha yakınsınızdır. Yoksulluğa ve varsıllığa aynı anda tanıklık edersiniz. İnsanoğlunun dinamizmini duyumsar, güzel rastlantılara kulak açarsınız.

İstanbul’da yaşadınız mı başka yerde zor yaşarsınız.

Muammer Ketencoğlu, 14 Haziran 2010, İstanbul