Muzik Kutusu << Geri Dön

Karadağ Halk Müziği Üzerine Notlar

Muammer Ketencoğlu- Haziran 2010


KARADAĞ GELENEKSEL MÜZİĞİ ÜZERİNE NOTLAR

Muammer Ketencoğlu

Haziran 2010

Karadağ halk müziği geleneği çevresindeki ülkelerden belirgin çizgilerle ayrılamaz ama dikkatli bir dinleyici kendine özgü zenginliklerini hissedebilir. Eğer Karadağ’daki köy müziğini iki sözcükle ifade etseydik, ağır ve yabanıl derdik.

Karadağ’da şarkıcılar ağızlarını doldura doldura, var güçleriyle haykırarak söylerler şarkılarını. Bu bölgede Sırplar, Arnavutlar ve Boşnaklar birlikte yaşarlar.

Buradaki Sırpların en eski çalgısı tek tellive yayla çalınan bir çeşit kemençe olan “gusla”dır. Bu yabanıl çalgıyı çalanlara da “guslari” derler. Anadolu’daki benzeri belki Kastamonu kemanesi olabilir. Guslariler, ustalarından öğrendikleri destanları, heybetli bir tavırla çalar söylerler. Bu destanlar tabii ki kahramanlık hikayeleri etrafında döner. Eski Karadağ kral ve prenslerinin maceraları da anlatılır bu destanlarda. Gusla’nın yanı sıra gayda, boy boy flütler köylerde halk şarkılarına ve dans havalarına eşlik eden çalgılardır.

Karadağ Arnavutları, Kuzey Arnavutluk ve Kosova geleneğinin devamı olarak bizdeki curaya benzer “çifteli” ile yine bizim sazımıza benzer “şarki” ve bir tür kaval olan “fiel”i çalarlar. Kıyı bölgesinde yaşayan Arnavutlar’ın ise balıkçı şarkıları çok ünlüdür.

Karadağ’ın şehir şarkıları köy müziğinin tersine ağırbaşlı ve duyguludur. Şehir şarkılarına bir yandan bölgede çok yaygın olan tambura orkestraları eşlik eder. Diğer yandan akordeon, keman, klarinet, kontrbas ve gitardan oluşan müzik toplulukları da şehir müziğinde varlık gösterir. Burada “ Annesinin Biricik Militsa’sı “ adlı ünlü şarkıyı söyleyen Merima Njegomir’i anmadan geçmeyelim.

Karadağ’daki müzik geleneği içinde sevdalinkaların yeri önemlidir. Müslüman Boşnakların Osmanlı etkisinde geliştirdikleri bir şehir müziği türü olan sevdaliklar Bosna’da olduğu gibi Karadağ’da da büyük bir tutkuyla çalınıp söylenir.

Karadağ’daki müzik, farklı geleneklerin yan yana yaşlağı özgün bir bileşimdir demek mümkün.