Muzik Kutusu << Geri Dön

Arnavutluk Halk Müziği Üzerine Notlar

Muammer Ketencoğlu- Haziran 2010


ARNAVUTLUK MÜZİĞİ ÜZERİNE NOTLAR

Muammer Ketencoğlu

Haziran 2010

Arnavutluk küçük bir ülke olmasına karşın halk müziği bakımından son derece zengindir ve müzik tarzları büyük çeşitlilik gösterir. Güney Arnavutluk’un eşsiz akapella çoksesli müziği, Orta Arnavutluk’un Osmanlı makamları etkisinde gelişen güçlü şehir müziği geleneği ve Kuzey Arnavutluk’un epik destanları belli başlı kökleri oluşturur.

Güney Arnavuluk’un çalgısız ve yalnızca insan sesiyle ve  çok sesli olarak icra edilen benzersiz halk şarkıları, yüzlerce yıldan beri varlığını sürdürüyor. Bu şarkılar aynı anda üç sesli olarak söylenir, aşk, gurbet ve mizahi temalar öne çıkar. Çalgısal müzik icrasına baktığımızda bu bölgede en eski halk çalgılarının kaval, gayda, davul ve daire olduğunu görürüz.  Ancak 20.yüzyıl başından itibaren klarinet, keman, lavta ve daireden oluşan çalgı grupları gitgide yaygınlaşmış, özellikle klarinet bölgenin pentatonik müzik geleneğini yaşatan en önemli çalgı haline gelmiştir. Korça ve Permet şehirleri adeta bu bölgenin müzik merkezleridir.

Başkent Tiran’ı da içeren Orta Arnavutluk’un müzik geleneğinde Osmanlı müziğinin etkileri açıkça görülür. Rumeli türkülerinin tadını pek çok şarkıda bulabiliriz. Çoğunlukla aşk temalı şehir şarkıları baskındır. Elbasan’da yetişen  Zena Kardeşler ve Fitnate Reca en önemli halk müziği temsilcilerindendir.

Kuzey Arnavutluk müziği temelde destansı karakter gösterir. Uzun hikayeler şeklinde söylenen bu şarkılar kimi zaman klanlar arasındaki savaşları anlatır, kimi zaman  halk kahramanı İskender Bey’e övgüler düzer. Bu bölgenin önemli çalgısı Anadolu’daki curayı andıran ama iki teli olan “çifteli” ile yine Anadolu sazını andıran “şarki”dir. Bu sazlara küçük bir kaval olan “fiel” ve tabii ki “daire” eşlik eder. Kuzey Arnavutluk’taki bu çalgı grupları bizim bağlama takımının sedasını andırır.

20.yüzyıl başından itibaren klarinet, akordeon, keman gibi çalgılar da halk müziğinde kullanılmaya başlandı. 1960’larda Arnavut halk şarkıları senfonik orkestralar eşliğinde seslendirilmeye başlandı.

Arnavutluk’a klasik batı müziği 20.yüzyıl başlarında girdi. Birçok önemli besteci yetişti. 1940’larda Soprano Taşko Koço’nun köy köy dolaşarak verdiği konserler operanın ve klasik müziğin sevilmesinde büyük rol oynadı. 60’lardan itibaren şarkıcı Vaçe Zela Arnavutluk pop müziğinin öncüsü oldu. 80’lerden başlayarak batı dünyasındaki eğilimlere uyarak rock müzik ve diğer çağdaş türler yaygınlaşmaya başladı. Arnavutluk halkı, müziği hayatın her alanında yaşayan, müzikle içiçe bir toplumdur.