Muzik Kutusu << Geri Dön

Halkların Dostluğunun Sıcak Esintisi

[ Rober Haddeciyan, Marmara Gazetesi 1995]


Rober Haddeciyan/Günlük Ermeni Gazetesi "Marmara"

HALKLARIN DOSTLUĞUNUN SICAK ESİNTİSİ KARAGÖZYAN OKULUNDAN YETİŞENLER DERNEĞİ SAHNESİNDE MUAMMER KETENCOĞLU VE ARKADAŞLARI YERYÜZÜNÜN BİNBİR RENKLERİNİ TAKDİM ETTİLER.

Dün gece Karagözyan Okulundan Yetişenler Derneği salanunu dolduran kalabalık dinleyeceği konserde nasıl bir atmosferle karşılaşacağını tahmin ediyordu.Görme özürlü genç şarkıcı ve müzisyen Muammer Ketencoğlu esasen uzun zamandır ulusların kültür kardeşliği ve dotluğu simgesi haline gelmiş olup,kendisini az çok tanıyan herhangi sanatsever bu sevimli genç adamın her sahneye çıktığında dünyanın dört yönünden halkların dostluk rüzgarları estireceğini biliyor artık.Muammer Ketencoğlu dünyanın çeşitli kültürleri ve renklerini bir arya getiren programına "Yeryüzünün Yedi Rengi" adını vermiş,fakat kanımızca dünkü konserden sonra programına "Yeryüzünün Binbir Rengi" adını vermesi gerekecek.
Şüphesiz programa katkıda bulunan,Muammer'le arkadaşlık eden şarkı ve enstrümanları ile sahneye çıkan canayakın, dostluk kokan gençler de bu güçlü alkışları haketmişler demek ki.Mütevazi, amatör, halk ezgilerine gönül vermiş gençler sırasıyla sahneye çıkıp birer ya da ikişer şarkı çalıp söylüyorlar,salonda emsalsiz bir coşku yaratıp hiç birşey yapmamış gibi içeriye giriyorlardı.Sahnede biraz fazla kalmak için hiçbir çaba ya da şımarıklık, ya da fazla hareket yoktu. Bir bütünün hassas parçaları sanki birleşip o şahane mozaiği, yaklaşık 2,5 saatlik program esnasında Polonya'dan, İrlanda'dan, İtalya'dan, Meksika'dan, Gürcistan'dan, Japonya'dan, Ermenistan'dan, Hırvatistan'dan, Makedonya'dan, Rusya'dan, Yunanistan ve Anadolu'dan renklerle meydana getiriyorlar.Sahnede tüm bu halklar yüreklerinden fışkıran bu şarkılarla geçiyorlar.Her halkın kendi halk ezgileri hazinesi var şüphesiz ve herkes kendi hazinelerini tanur,onda ustadır.Muammer Ketencoğlu gibiler ise tüm bu kültürlere, tüm halklara sahip çıkıp onları birbirine tanıştırır ve "İşte siz birbirinizden pek de farklı değilsiniz, birbirinize fazla uzak değilsiniz, tanışın mutlak birbirinizi seveceksiniz." deyiverir.
Esasen dünkü konser sıradan bir halk ezgileri konseri değil, seyircilerin değişik ülkelerin halk şarkılarının kendilerine has ses ve renkleri ile tanıştığı bir konferanstı.
Gecenin açılışını Ketencoğlu'nun yakın dostu Sarkis Seropyan yaptı ve gecenin tertipcisi Getronagan Okulu Yetişenler Derneği adına Muammer Ketencoğlu ve arkadaşlarını selamladı. O, bu sanatçının yüreğinde hakiki bir dostun kalbinin çarptığını söyledi.
Muammer Ketencoğlu akordeon çalıp şarkı söylüyor.Hiç görmediği halde parmakları akordeonun tuşları üzerinde şaşılacak bir hatasızlık ve süratle kayıyor ve yanına konmuş bir kağıttan parmakları ile okuyarak programı yönetiyor.Aynı zamanda şarkıcı da.Diğer şarkıcılara eşlkik de ediyor, fakat dünkü konserin sonunda dinleyicilerin gördüğü gibi özel ilgi alanı Bosna, Makedon ve Yunan şarkıları ustası.
Program bir Polonya valsi ile başladı.Yetenekli şarkıcı gitarist Banu Şınık Kanıbelli solistliği ile İrlanda, İtalya ve Meksika'dan birer örnek verildi. Sonra şarkıcı Ruhşan Çağlar 2 Kırım-Tatar şarkısı söyledi. Özel ve dikkate değer sesiyle dinleyicileri etkiledi bu şarkıcı hanım.Daha sonra Gürcü asıllı sanatçılar sahneye çıkıp kavalları ve şarkıları ile coçku yarattılar. Bu parçalarını İberya Özkan, Güneş Usta, Bayar Şahin seslendirdiler.Çoban kavalları, salamuri ve panduri ile seslendirilen şarkıları izah edilemeyecek güzellikteydi. Aynı derecede coşku yarattı şaşırtıcı güzellikteki Japon melodileri potporisini kavalı ile seslendiren Tugay Başar. Tüm parçalarda akordeonu ve sesi ile arkadaşlarına eşlik eden Muammer Ketencoğlu şaşılacak bir ustalıkla bir halkın kalıbından diğer bir halkın kalıbına giriyordu. Sanatçı, programın ilk bölümünü 2 Anadolu Türk halk şarkısı ile bitirdi.
Programın ikinci bölümü genel tansiyonu daha da coşturdu. İlk 4 parça ermenice idi ve sahne bukez sevilen sanatçı Şuşan Kalataş'a bırakıldı.Şuşan Karataş kendine has zerafetle, Amnbits Gorav Lusingan, Zepüri Nıman, Nazenaz Mışo Ağçik adlı şarkıları seslendirdi.Şuşan da günün yüksek temposuna ayak uydurmuştu sanki ve kendini aşıyor, salonu etkiliyordu. Özellikle Mişo Ağçik şarkısı, ustaca yorumu sebebiyle muazzam alkış aldı. Bu dört parçaya Muammer kah sesiyle, genellikle de akordeonuyla eşlik ediyordu. Ermeni parçalarında, dikkat çeken nokta ise akordeonunu tamamen değişik bir yumuşaklık ve anlayışla çalması idi.
Ermeni parçalardan conra Muammer Ketencoğlu bir Bosna şarkısı çalarak asıl ustalığını gösterdi. Bayar Şahin kavalı ile Bulgar şarkılarından bir potpori sundu, Ali Kemal Çetin ise Muammer'le birlikte 2 şahane Makedon şarkısı söyledi. Sürprizler bitmemişti daha, Sevim Çetin 2 Rus şarkısı ile dinleyicileri şaşırttı. İşaret etmek gerekirki her şarkıcı diğerinden çok farklı ses renklerine sahipti ve bu yönden program eşsiz bir zenginlik kazanıyordu. Ketencoğlu yine büyük ustalıkla Yunanistan'ın Makedon bölgesinden 2 halk türküsü seslendirdi. Fevkalade güzel şarkılardı bunlar da. Program Sumru Balıkçıoğlu'nun seslendirdiği 3 Macar şarkısı ile son buldu. Bu usta şarkıcının da yüreklere hitabeden bir sesi vardı.
Gerçi program sona ermişti ama seyirciler ayrılmak istemiyordu. Sevimli sanatçı bir sürprizi olduğunu açıkladı. Bu sürpriz ya hoş bir armağan olarak kabul edilecek ya da muvaffak olmamış, şaşmış bir iş... Ve akordeonunu yere bırakıp tek başına olağanüstü fonetikle "sari sirun yar" adlı bilinen halk ezgisini seslendirmeye başladı. Etkileyici ve çoşku uyandıran bir sahneydi. Özellikle parmakları ile okuduğu şarkı sözlerindeki hatasız oluşu. seyirciler önceleri nefeslerini tutup dinlerlerken, dayanamayıp hep bir ağızdan Muammer'e eşlik ettiler. Şarkıcı hatasız telaffuzla ve muvaffakiyetle şarkısını bitirdiğinde salonda alkışlar gök gürültüsü gibi patladı. Tüm salon ayağa kalkmış, bu alçak gönüllü sanatçının tatlı sürprizini alkışlıyordu.
Bay Sarkis Seropyan yeniden sahneye gelip Muammer ve arkadaşlarına, herbirinin gösterdiği dostluk için teşekkür ederken, ermenice sözlerle bu konserin salondakilerle dünyanın değişik halklarını kaynaştırdığını anlattı. Muammer Ketencoğlu ise şöyle cevapladı bu sözleri: "Sevgili dostlar, içinizden birkaçı ile tanıştığımda iyi dostlar bulacağımı hemen anlamıştım. Bugün de öyle hissediyorum. Sıcak hislerle dolu insanlarla çevrildiğimi hissediyorum. Kucak dolusu sevgi sunuyorum sizlere."
Bu unutulmaz konser bir kokteylle son buldu. Muammer ve arkadaşları kokteylde dinleyicilerin tebriklerini kabul ettiler.