Muzik Kutusu << Geri Dön

KOSOVA İÇİN BARIŞ

Kosova, Bosna, Makedonya Türküleri, 1999


Hazırlayan: Muammer Ketencoğlu
 




Şota -Priştina Radyosu Halk Müziği Topluluğu
Per Vend Tone Venoosim Vete - Berisha Kardeşler
I Tash Zogut Te Bjeshkes - Osman Kelmendi
Paja E Nuserise - Shyrete Behluli
Nje Mend Qenke Si Me KaneThone
Oj Kosove Keshtjelle Burrnije - Mhill Krasniqi
Kad Ja Podjoh Na Benbasu - Nada Mamula
Dunjaluce Golem Ti Si - Himzo Polovina / Saz: Selim Salihovic
Coban Tera Ovcice - D. Rithman / M. Nesic / J. Hadzisalihovic
Pjesma Babajica - Babajic Kardeşler
Aj Sane Zaspala Dilber Sajma U Baştı - Sajma Sundo
Put Putuje Latif Aga - Safet Isovic
Kraj Potoka Bistre Vode - Beba Selimovic / Jovica Petkovica
Zensko Krsteno
Mnogu Mi Go Valit Babo Mori - Vidanka Georgievska
Velezkite Ergeni - Aleksandr Sarievski
Gajdarsko Horo - Akordeon: Koço Petrovski
Ej Mori Jano, Bela Mori Jano - Üsküp Radyo Televizyon Çalgı Grubu / Filigrani Vokal Grubu
Zemi Ogen Zapali Me - Çar Samui Grubu

Bu albüm Kosova savaşının acılarının taze olduğu 1999 Nisanında haftalık Aktüel Dergisi ile birlikte verilmek üzere Muammer Ketencoğlu tarafından hazırlanmıştır.
 
SEÇKİ ÜZERİNE
Elinizde tuttuğunuz çalışma kuşkusuz önce acıları dindirme savaşımına küçücük de olsa bir katkıda bulunmak amacıyla yapıldı. Çünkü sorumluluğumuz yeryüzünün her yanında olduğu gibi Kosova’da da mağdurun yanında olmak kanımca. Bunun dışında daha çok film müziklerinden tanıdığımız Balkan müziğinin o akıl almaz çeşitlilik ve zenginliğine, o tarih boyunca pek çok öğe alıp verdiğimiz, yanıbaşımızdaki beldeye biraz daha gerçekçi ve aydınlatıcı bir adım atmak istedim. Yeni tutkular yaratabileceği umudunu taşıyan ufacık bir adım.
Arnavutluk’un kuzeyiyle ikiz Kosova halk müziği geleneğinde büyük oranda yiğitlik, aşk ve gurbet şarkıları baskındır. En sevilen çalgılar çifteli (çifttelliden gelir) ve saz Arnavutlar’ı Balkanlar’in en doğulu halkı kılar. Bu çalgılar eşliğinde ozanlar eski - yeni pek çok destansı ve tutku dolu hikaye anlatırlar. Akordeon, keman ve klarinet görece olarak daha yenidir ve kent geleneğini temsil eder. Türk müziğine özgü çeyrek sesleri yalnızca Arnavutluk’un kuzeyi ve Kosova’da buluruz (A-2, A-7). Necmiye Pagarusa’nın sesinde sembolleşen kent şarkıları Batı ve Doğu müziğinin özel bir sentezidir ve şarkıcılar ölesiye bir tutkuyla şarkı söylerler. İyi söylemek için BESSA demişlerdir; and içmişlerdir.
Bosna’daki arkaik dönemin izlerini taşıyan ve bölgelere göre büyük çeşitlilik gösteren kırsal müzik geleneği bulunur. Köy müziğinin heybetine karşın daha çok Müslümanlar’ın yasadışı kasabalarda son derece narin bir stil ortaya çıkmıştır ki, “sevdalinka” olarak adlandırılan bu aşk şarkılarında hem sözel hem de melodik açıdan yoğun bir Osmanlı etkisine rastlarız. Sevdalinkalara da bazı değişiklikler göstermiş saz eşlik eder. Akordeon ve kemanın belirleyici olduğu şehir şarkılarında Saffet Isoviç’in sesinde sembolleşen çok özel bir söyleme tekniği son yüzyılda ortaya çıkmıştır.
Anadolu ile belki de en çok iletişime giren Makedonya’dır, müzik açısından. Buradaki Türkler’in, Müslüman Torbesler’in ve Göçer Romanlar’ın rolünden olsa gerek Makedon müzik geleneği köy müziği hariç Trakya bölgesiyle pek çok ritmik ve makamsal ortak paydaya sahiptir. Köy şarkılarına gayda, kaval ve tambura eşlik eder. Davul - zurna, değindiğimiz üç bölgenin de değişmez dans çalgılarıdır. Şehirlerde Osmanlı etkisiyle 19. yy’da gelişen çalgıya (ÇALGIYA) tarzı (B-8) Anadolu’yla Makedonya arasında adeta bir köprü kurar. Dans ritimlerinin son derece özel çeşitliliği de atlanamaz. Makedonya’da da akordeon ve klarinet son yüzyılda şehir müziğinin ulaştiği yetkinlikte başı çekmistir.
Altmış dakikanın izin verdiği ölçüde Kosova, Bosna ve Makedonya’nın kendi içinde büyük çeşitlilik gösteren mozayiğini sunma kaygısını taşıdım. Bir de dinleyiciyi yeni sulara taşıma umudunu.Bugün ne yazık ki insanoğlunun toplu olarak ve kasten öldürmekten ne zaman vazgeçecegini sormak oldukça gülünç. Yine de her şeyiyle insanı anlatan türkülerin, müziğin gücüne inanıyorum. Sıkça belirttiğim inancımı yine tekrarlıyorum. Türkülere gerçekten kulak veren biri adam öldüremez.
Muammer Ketencoğlu
9 Nisan 1999, İstanbul