Muzik Kutusu << Geri Dön

Kendi Çizgimi İzliyorum [ Gazete Pazar,22 Haziran 1997 ]


Hazırlayan: Tarık Sipahi - Gazete Pazar - 22 Haziran 1997

"Kendi çizgimi izliyorum"

Muammer Ketencoğlu yıllardır radyodan dünya halk müziklerini sunuyor

Muammer Ketencoğlu 1993 Eylül ayından bu yana çeşitli radyolarda müzikle ilgili programlar yapıyor. Kendisiyle müzik ve radyo üzerine yaptığımız konuşmada 'halk müziği'nin vazgeçilmez bir müzik türü olduğunu söylüyor. Programlarına temel yaklaşımının doğallık olduğunu belirten Ketencoğlu çaldığı müzikleri iki başlık altında topluyor. Birinci programında tüm dünyadan halk ve geleneksel müzikler çalıyor. Örneğin Sovyetlere bağlı Moğolistan'daki Özerk Tuva Cumhuriyeti'nden parçalar. Gırtlaktan söylenen Moğolların 'morinhu' dedikleri at kılından kemanların kullanıldığı türküler. Ya da dünyanın bir başka köşesi olan Brundi'den şarkılar. İkinci programında ise dar anlamıyla Balkan müziği çalıyor.
Sunuculuk ile ilgili yaklaşımı şöyle Ketencoğlu'nun "Ben tiyatrocu değilim, mikrofona çıkarken kendimi unutmuyorum. Standart radyoculukta tiyatroda rol anlayışına dayanan, başka bir insan olma yaklaşımı vardır, genellikle herkesin ortak standardı iyi bir Türkçe, kibarlık, nezaket kurallarına dikkat, açık hataların yapılmaması. Ben şahsen bu çizginin dışındayım. Kendi çizgimi izliyorum."
Halk müziği ile ilgili programlar sunduğu için dinleyiciler elenerek onun programını dinliyor. Program sonlarında da yarım saat telefon bekliyor. Arayanlar oluyor. Çeşitli dostluklar kuruyor, arşivine yeni katkılar oluyor, kimi zaman özel olarak şurada bu müzik parçası burada şu bulunuyor deniyor. Adres alışverişi oluyor, anlaşılmayan parça ismi not ediliyor…
Örneğin bir keresinde 30 yıl önce Makedonya'dan gelmiş biri arıyor, çaldığı müzikle örtüştüğü için. "Yavaş konuşuyorsun" diyenler de çıkıyor. Ketencoğlu müzikte ön yargısızlığın peşinde koşuyor, dinleyicilerden de bunu bekliyor.

PETRO LUKAS HALKİAS
Peki neden halk müziği sorusunu şöyle yanıtlıyor: "Başlangıçta söz ve müzik vardı. Dini müzik, tapınma müziği tüm gün boyu sürmüyordu. Daha başka durumlarda yürürken, dansla ya da gelişigüzel bağırış çağırış olarak da başladı halk müziği. Bu müziğin temelleri çok eskiye dayanıyor. Anlatım tarzı, doğal ve yalın. İçinde süs denen şey yok genel olarak. Yorumcu ve sanatçı gelenek olarak içinde bulunduğu, ona kazandırdığı biçimi kullanıyor. En dolaysız olan müzik türü halk müziği, basit ama yılların süzgecinden geçtiği için de duru bir ifade içeriyor. Dört dörtlük bir basitlik içerir, tıpkı matematik kuralları gibi" diye ilave ediyor. Halk müzik kendi estetiğini de ortaya çıkarıyor.
Programında müzikte asıl olan kökleri ve kök kırıntılarını, parçacıklarını, bugün elimizde kalan kırıntıları sunuyor. 'Neden kırıntı' sorusuna yanıtı şu: "Çünkü sanayileşme ile halk müziğinin korunması arasında ters orantı var. Teknoloji halk müziğinin bozulmasına yol açıyor. Bozulma ve değişme birlikte oluşuyor. Köy yalınlığı ve şehir geleneği başka. Müziğin asıl saf haline kolay kolay ulaşamıyoruz.
Kayıt teknolojisi yeni bir durum. Yüz sene öncesinden kayıt yok. En eski kayıt yüz yıllık. Halk müziği köklerini duymadan algılamamız mümkün değil. Hiçbir derleme, nota asıl eserin esas icrasını duyma gibi olmaz. Bize gelen suyunun suyu."
Peki, kimi yerde olumlu olmuyor mu bu teknolojik gelişme? "Evet" diyor "örneğin eskiden çingeneler diyelim, bir yerden aldıkları şarkıyı aradan uzun bir süre geçtikten sonra bir başka kültüre ancak götürüp taşıyabiliyorlardı. Ama günümüzde tv, medya, cd'lerle hızla yol alabiliyor halk türküleri."
Peki, yıllardır akordeon da çalan Ketencoğlu'nun kendi sevdiği özel müzikleri ne, şarkıcıları kim? Yunanistan geleneksel köy kökenli halk müziği, Arnavutluk sınırındaki Epir Bölgesi'nden çok sesli köy grupları ve bu yöreden klarnetçi Petro Lukas Halkias. Yunanistan kent kökenli halk müziğinde ise Yorgos Dalaras. Yahudi Yidiş geleneksel müziğinden klezmer tarzı olarak, Orta Avrupa Yahudi eğlence müziğinden bir topluluk: Conservatori Band. İskoç akordeoncu Phil Cunninghum. Azerbaycan'dan Alim Kasımov. Latin Amrika'dan İllapu topluluğu. 'Hiç halk müziklerinde küçük şarkıcı hatırlıyor musun?' sorusun cevabı şöyle Ketencoğlu'nun: "Arnavutluk Kosova'dan Shalk Dans topluluğunda bir çocuğun İtalyanca Napoliten şarkılar söylediğini hatırlıyorum. O kadar. Başka çocuk halk şarkıcısı bilmiyorum.