Muzik Kutusu << Geri Dön

Anadolu zeybekleri üzerine bir deneme [ Evrensel Gazetesi, 12 Mayıs 2001 ]


Evrensel Gazetesi - 12 Mayıs 2001

Anadolu zeybekleri üzerine bir deneme

Muammer Ketencoğlu ismi birçok müzisyen için tanıdık gelebilir. Bu tanıdıklık, çoğunluk Balkan müziği üzerindeki derin bilgisi, akordeonunu çok iyi çalmasından dolayı kimi albümlere katkı sunmasından kaynaklı olabilir.
Muammer Ketencoğlu'nun yorumculuğunu ise, kimi zaman radyo ya da televizyon programlarındaki kimi örneklerden hatırlayanlar olabilir. Aslında yıllar öncesinde "Sevdalı Kıyılar" adlı bir albüm çıkarmıştı. Ancak çeşitli sebeplerden dolayı geniş kitlelere ulaştığı söylenemez.
Muammer Ketencoğlu'nun çıkardığı yeni albüm, farklı yönlerden tartışmalara yol açacak, ancak aynı zamanda bu tartışmalar sonucunda insanları kimi alternatifler üretmeye itecek nitelikler taşıyor. Sözünü ettiğimiz albüm, "Karanfilin Moruna" adını taşıyor.
"Karanfilin Moruna", Anadolu Zeybekleri alt başlığı ile sunulmasından da anlaşılacağı gibi, farklı bölgelerdeki zeybeklerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş.
Albümün repertuarı, kimi önyargıları altüst edecek nitelik taşıyor. Şöyle ki, zeybekler söz konusu olduğunda, genellikle Ege Bölgesi'nden söz edilir. Ancak, Ketencoğlu, Antalya'dan, Hatay'a kadar farklı yörelerdeki zeybek örneklerini de bulup çıkarmayı başarmış.
Ketencoğlu'nun albümünde belli bir konsepte sahip olduğunu belirtmek mümkün. Başka bir deyişle, sadece bir sanatçının belli bir türü ne kadar iyi yorumladığını kanıtlamak için ya da, belli bir bölgedeki en fazla beğenilen eserleri bir araya getirip prim yapmak için oluşturulmamış bir albüm. Daha çok geleneksel müziğin icrası konusunda farklı arayışların da olabileceğini ortaya koymaya çalışmış. Sözünü ettiğimiz farklı arayışın çıkış noktası doğal olarak kullanılan enstrümanlarla bağlantılı. Zeybekler, hatta daha genel olarak düşünüldüğünde türküler söz konusu olduğunda, geleneksel tarzı temsilen "bağlama"nın mutlakiyeti düşünülür. Oysa Muammer Ketencoğlu, kendi kullandığı akordeonla birlikte lavta, tanbur, santur, keman, kemane, gitar ve cura gibi enstrümanlarla da, gelenekten kopmadan yeni arayışların olabileceğini kanıtlıyor.
Muammer Ketencoğlu'nun albümünün konsept bir albüm olduğunu gösteren bir diğer olgu da, albümde davul, zurna ile çalınan iki enstrümantal eserde Menemenli Kara Mehmet ve Arkadaşları ile, bağlama eşliğinde vokal tarzını örneklemek için Mehmet Erenler'in "Ah Öleyim Vah Öleyim" adlı eserine yer vermesidir. Çünkü bu girişimi, bütünüyle "zeybek" konulu bir çalışmanın olması gereken öğeleri olarak değerlendirmiş, Ketencoğlu.
Kimi eserlerin düzenlemelerinde Yunan müziğini hatırlatan kimi motiflerin bulunmuş olması da, zeybek formunun, Anadolu'dan Balkanlar'a uzanan bir tür olmasıyla bağlantılı kuşkusuz. Ketencoğlu'nun balkan müziği konusunda, hatırı sayılır bir bilgiye sahip olduğu düşünüldüğünde, Anadolu'daki zeybek formuyla Rum ve Yunan zeybek formunu birleştirmesinde farklı sebepler aranmalıdır. Bu sebeplerden biri de, Anadolu'da zeybeklere Rum ve Yunan müziğindeki kimi ritim ya da armoni sisteminin uygulanma çabasıdır. Bunun sonucunda da çoğunlukla koma ses içermeyen eserler seçilmiş. Bu seçimdeki en büyük etken, kuşkusuz Ketencoğlu'nun kullandığı ve halk müziğinde olmayan akordeondur. Albümdeki "Beyaz Geyme Toz Olur" ve "Oduncular Dağdan Odun İndirir" adlı eserlerde ise, koma seslerin olmasından dolayı, farklı bir düzenlemeye başvuruldu. Tanburun ağırlıklı olarak kullanıldığı "Beyaz Geyme Toz Olur" da, albümün yapısı içerisinde, gelenekten kopmadan farklı arayışların uygulanabileceğini ortaya koymuş. Bu eserlerin düzenlemelerini ise Cengiz Onural üstlenmiş. Bunun dışındaki düzenlemeler Ketencoğlu'na ait.
Ketencoğlu'nun albümün taşıdığı işlev dışında, ses rengi ve yumuşak, rahatlatan yorumu da, albümün dinlenirliğini artıran sebepler. "Karanfilin Moruna" albümü, Yunan müziği, ritmi ve armoni sistemiyle, Anadolu'daki zeybek formunun, geleneksel özellikler göz önünde bulundurularak nasıl bütünleştirilebildiğini merak edenlerin, mutlaka edinmeleri gereken bir albüm.