Muzik Kutusu << Geri Dön

İzmir Asfalya ve Boyoz Değildir [Radikal Gazetesi, 2 Şubat 2008]


 

İzmir, asfalya ve boyoz değildir

Eray Aytimur / 2 Şubat 2008 - Radikal Gazetesi

Canımdan çok sevdiğim hem Romalılar hem Galyalılar, size bu satırları bizim genel müdürün masasından yazıyorum. Çünkü bir hafta boyunca buralarda olmayacak. Ofis yönetimini ele geçirmiş bulunuyorum yow yow yow. Kuralları baştan koydum.Girişler 07.00, çıkışlar 20.00'de. Öğle yemeği yok, arzu edenler ofisin çabuk çorba ve kraker servisinden ücretsiz faydalanabilecek.
09.36'da ofise geldiğimde kedimizin güne çoktan başlamış olduğunu gördüm, içim sevinçle doldu. Hemen bir 'Les Sept dernieres Paroles du Christ sur la Croix' CD'si koydum. Jordi Savall yönetimindeki Le concert des Nations seslendiriyor. Haydn'in Aydınlanma Çağı'nın simgesi olmuş yapıtlarından biri. Ben de kendimi Kopernik gibi filan hissediyorum.
Yine de ılımlıyım. Hatta gökyüzü, küreler, Uçan Kaz Nils derken sanırım erenlere karıştım. Şöyle ki, bir gece önce rüyamda Muammer Ketencoğlu'nu görmüştüm. Hayırdır inşallah diyip vesile eder sabah sabah bir ararım dedim. Ofise geldiğimde bir de ne göreyim? Günün ilk maili Muammer Abi'nin yepyeni albümü 'İzmir Hatırası'nın çıktığını söylüyor. Huuu. Hatta en az 96 kere hu. (Burada hu derviş selamı oluyor, 96' nın zinhar özel bir anlamı yok)
Şurası kesin: Ahir ömrümde abi diye hitap ettiğim tek kişi olan Muammer Abi enfes bir insandır. Onu taaaa şu kadarlığımdan beri tanır, sever sayarım. Kendisine ait tüm kayıtları ön saflarda edindiğim gibi konuk müzisyen olarak yer aldığı hiçbir işi de kaçırmam. Üstüne üstlük politik duruşuyla bağlantılandırdığı müzikal atraksiyonlarından ötürü de ayrıca bayılırım kendisine. Örneğin Ağutos 2005'te Brezilya'daki işçi sendikalarının desteklediği bir kültür kurumu olan SESC tarafından Akdeniz Orkestrası'na davet edilmiş Türkiyeli tek müzisyendir. Geçmiş gün, o vakitlerde konuyla ilgili demişti ki: "SESC yalnızca festival düzenleyen bir kültür kurumu değil, işçi sendikalarının üyelerine ve ailelerine son derece düşük ücretler karşılığında sosyal, kültürel ve sportif hizmetler sağlayarak toplumsal alanda önemli bir boşluğu dolduruyor. Bir başka dünyanın varlığına dair umudumuzu arttırıyor ." İşte tam da bu sebeple dünyanın dört bir yanından bu festivale katılabilecek hiç değilse bir orkestra nüfusu kadar müzisyenin olması başka bir dünyanın mümkünlüğüne inancımızı bir nebze perçinliyor.
Ha bu noktadan sonra 'İzmir Hatırası' iyidir kötüdür hiç fark etmez. Gider pozitif önyargımla alırım albümü. Ayrıca da atansiyon sivuple, kadroya bakar mısınız? Muammer Abi akordeon ve vokallerde. Ona Cengiz Onural (gitar), Derya Türkan (kemençe), Murat Aydemir (tanbur), Göksel Baktagir (kanun), Orhan Osman (buzuki, bağlama), Rahmi Göçmen (vurmalı çalgılar) gibi isimlerin yanında Bora Eboğlu, İvi Dermancı, Janet& Jak Esim gibi tanıdıklar da vokallerde eşlik ediyor. Magazin kişisi Hüsnü Şenlendirici ise klarnet, trompet ve davulu seslendiriyor. Tire doğumlu Muammer Abi'nin memeleketi İzmir'e hediye ettiği bu albümde Türkçe, Rumca ve Ladinoca söylenmiş on dört türkü ile Hicaz, Segah ve Muhayyer taksimler yer alıyor. Kalan Müzik'in yayınladığı İzmir Hatırası'nın kendilerinin kitapçık diye tabir ettiği ama resmen kitap sayılabilecek, doğru dürüst hazırlanmış metin içeriği de var. Yani olay özetle çiğdem, gevrek, boyoz, domat, asfalya boyutunun ötesinde bir yerde , rüyada Muammer Ketencoğlu görmek hayra işarettir. Bir de patrondan sonra gelip önce çıktığım günleri şimdiden çok özledim.