Muzik Kutusu << Geri Dön

Boğaziçi'nde balkan rüzgarı

[ 2000'de Yeni Gündem, 28 Haziran 2000 ]


Boğaziçi'nde Balkan Müzikleri Gecesi'nde sahneye çıkacak olan Muamer Ketencoğlu çalışmalarını ve Balkan müziğini anlattı

Rebetiko ve Balkan müziği ustası Muammer Ketecoğlu, kurduğu Kompania Ketencoğlu grubuyla 150 yıllık Türk müziği geleneğini sürdürüyor.

Bu akşam Ketencoğlu'nun yanı sıra Laço Tayfa, Bulgaristan'dan Kapanski Kadınlar Korosu ve Dansçıları, King Naat Veliov ve Koçanı, Balkan Müziği Gecesi'nde Boğaziçi'nde olacaklar.

Boğaziçi Müzik Festivali'nde bu gece Balkan ve Roman müziklerinin tanınmış sanatçı ve toplulukları İstanbul'da Balkan Müzikleri Gecesi'nde sahne alacak. Geceye Türkiye'den katılan Muammer Ketencoğlu ve Arkadaşları ile Hüsnü Şenlendirici ve Laço Tayfa'nın yanı sıra Bulgaristan'dan Kapanski Kadınlar Korosu ve Dansçıları, King Naat Veliov ve Koçanı, Balkan Müziği Gecesi'nde Boğaziçi'nde olacaklar. Yıllardır müzik araştırmaları ve halk müziği derlemeleri yapan besteci yorumcu Muammer Ketencoğlu ile çok sevdiği Balkan müziği ve son dönem çalışmaları üzerine söyleştik.

Genelde Halk müziği, özelde Balkan ve Yunan müziğini tercih etmenizin sebepleri neler oldu?
Müziği tercih etmemde, görmeyişimin önemli bir etkisi var. Çocukken radyo dinlemem hem müziği seçmemde belirleyici oldu hem de bugünkü müzik türünü seçmemde önemli bir iz bıraktı. Ortaokul yıllarında beni yönlendiren müzik öğretmenlerim oldu. Başka bir etken 80 öncesi sıkıntılı ve coşkulu dönemler geçirdim. Belli bir politik düşünceyle hayata bakmaya çalışıyorum. Sonuç olarak, en çok keyif aldığım alanı keşfettim.

Folklor araştırmaları üzerine yoğunlaşmanızla birlikte, dünyanın dört bir yanından müzik ve belge içeren bir arşivi de oluşturmuşsunuz. Halklardan Ezgiler kaset dizisi arşivle şekillenen bir çalışma, devam ediyor mu?
Halklardan Ezgiler başlıklı kaset dizisi Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri halk ezgilerinden oluşuyordu. Seçtiğim parçalarda bu halkların müziklerine bir ilk adım olmasına dikkat ettim.
Bundan sonra farklı halklardan ezgilerle devam edecek bir çalışma olacak. Örneğin Ermeni müziğine benim yaptığım çalışmalardan sonra ilgi arttı, ve benden sonra çok hoş, önemli çalışmalar yapıldı. Bu müziği tanımak isteyen için, piyasada eskiye göre daha fazla malzeme var. Önümüzdeki çalışmalardan biri Yunanistan diğeri de Bulgaristan halk müzikleri olacak.

Son dönem Batı'da yapılan çalışmalarda doğu müziklerine yöneliş var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
World Müzik dediğimiz şey zaten bundan kaynaklanıyor. Ama dünya'nın çeşitli ülkelerinden derlenen halk müzikleriyle dünya müziğini ayırmak gerekiyor. Dünya müziği ağırlıklı olarak Avrupalıların yaptığı, Avrupa dışındaki ülkelerde yaşayan otantik sesleri veya müzisyenleri Avrupa insanının kulağına göre, biraz değiştirerek, biraz deforme ederek, mantığa uydurduğu bir çalışma. Peter Gabriel'in kurduğu Real World şirketi, dünyanın olmadık yerlerinden insanları alıp gerçekten meşhur ediyor, para kazandırıyor. Çoğunlukla, Avrupalının daha kolay dinleyebileceği elektronik altyapı ekliyor. Bunlar en başta Batı'nın kendi kaynağını tüketmesinden, ondan sonra da zamanında sömürdüğü halkların şimdi de kültürlerinden faydalanma eğilimine tekabül ediyor. Ama çok titiz çalışan gruplar da yok değil.

İki grubunuz var. Grubunuzla veya bireysel olarak, yakın dönemde ne tür projeleriniz var?
Sahne performanslarımızda arkadaşların Kompania Ketencoğlu dedikleri bir Rebetiko grubumuz var. Diğer grupta ağırlıklı olarak Balkan Müziği yapıyoruz. Konserlerimiz devam edecek. Balkan Türk folklorüyle ilgili bir çalışma yapmayı düşünüyorum. Bulgaristan'da Makedonya'da çok zengin bir Türk folklorü var ve bunların sağlıklı derlemeleri yapılmamış. Rebetiko müziği çalan grubumuzla, Ağustos başında Amerikalı Yahudi Klezmer müziği yapan bir toplulukla Almanya'da bir konser vereceğiz.
Önümüzdeki günlerde Ege zeybeklerinden oluşan bir albümümüz çıkacak. Bu çalışmamda, yeniliklere açık ama, yeniliklerin halk müziğinin formunu bozmayacak yenilikler olmasına dikkat eden bir yaklaşımla üretmeye çalıştım. Örneğin Ege zeybeklerinde gitar, kontrbas kullandım. Türk müziğinde epeydir unutulmuş santuru kullandım. Yunanlıların bazlama dedikleri daha çok armoni fonksiyonlu bir çalgıyı kullandım. Ama bunların pek çoğunun bildiğimiz Ege zeybekleri olduğunu unutmayalım. Zeybekler Yunan ve Türk zeybeklerinden oluşan bir karma. Bir senedir devam eden bir çalışma. Teknik işleri kaldı.

"Yeryüzünün Yedi Rengi" konserleriniz devam edecek mi?
O konserler 93'te başladı. Birkaç senedir gerçekleştiremedik. Organizasyona destek bulamıyoruz. Ama böyle bir destek olursa devam edebilir bu konserler.