Muzik Kutusu << Geri Dön

Muammer Ketencoğlu ile Balkan müziği üzerine söyleşi

[ Tülay Zihli, Atlas Dergisi, Nisan 2008 ]



 

1-Balkan Müziği'nin Batı'daki sınırı nereye kadar uzanıyor?

Balkan müziği, İstanbul'dan başlayıp batıda Slovenya ve Adriyatik Denizi'ne dek uzanan bçlgede yer alan müzik geleneklerini içeriyor. Bunun yanısıra Çek, Slovak, Macar, Leh ve Ukrayna gelenekleri Balkan müziği ile en içli dışlı olan komşu gelenekler. Bu geniş coğrafyada farklı dinler, diller ve kültürler aralarına sınır konamayacak kadar içiçe yaşadılar, yaşamaktalar. Farklılıkları yüzünden bir yandan bitmez tükenmez bir çatışmalar yumağı sürerken öte yandan  şarkılar ve danslar sayesinde farklı kültürlerden bir dolu insan kolkola dans ederken buluyor birbirini. Bu kültürel farklılıklar ve benzerlikler silsilesinin üstünü müzik ve dans akışkan bir bulut gibi kaplar. Balkanlarda topraklara sınırlar çizilebilse de müzikte ve dansta bu olanaksızdır.

2-Teknik bir soru olarak Balkan Müziği'nde kullanılan tipik enstrümanlar hangileridir? Bunlardan hangileri Anadolu çalgılarıyla ortak ya da kısmen uzaktır?

Dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Balkanlardaki en eski çalgı gaydadır. Gayda, büyüklük bakımından bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. Anadolu'da Kırklareli'nde kullanılan gayda ile Karadeniz tulumu aynı ailedendir. Yine büyüklü küçüklü çifte ya da tek, dilli ya da dilsiz türlü çeşitte kaval, çömlekten yapılan okarina, davul ve zurna, gusla ya da gadulka gibi kemençe ailesinden çalgılar, Makedon ve Pomak geleneğindeki  iki telli tambura bilinen en eski Balkan halk müziği çalgılarıdır. Sırbistan'ın Homolje bölgesinde ve Romanya'da hala profesyonel icracıları bulunan bildiğimiz yapraktan ya da balık pulundan yapılma düdükleri de eklemeliyim. Kaval, davul, zurna ile birlikte Bosna'da Sevdalinka şarkılarına eşlik eden saz, Kuzey Arnavutluk epik destanlarına ve halk türkülerine eşlik eden çifteli ( Çifttelli sözcüğünden gelir, sesi bizdeki curayı andırır.) ve şarki ( Bağlama ile aynı özelliktedir.) Anadolu çalgılarıyla büyük benzerlik gösterir. Ayrıca Anadolu yörüklerinin destan ve türkülerine eşlik eden kemane ile Karadağ'da epik destanlara ve balatlara eşlik eden gusla işlevsel bakımdan birbirine yakındır.

Aslında dünyanın hemen hemen her yerinde halklar benzer özellik taşıyan çalgılar üretmişlerdir. Bunları farklı kılan daha çok çalınış biçimi ve yöresel alışkanlıklardır. 19. yüzyıl sonunda, batıdaki ve Osmanlı'daki askeri bandolardan düğün müziği gereksinimine son derece uygun olduğu keşfedilen bakır nefesli çalgı toplulukları Balkan müziğine girmiştir. Bu konuda kısa zamanda yetkinleşen çingene müzisyenlerin kurduğu bakır nefesli çalgı toplulukları, Ege Bölgemiz dahil Hırvatistan dışındaki Balkan coğrafyasının hemen hemen tümüne kadar yayılmış ve bu müzisyenler  bulundukları bölgenin  yöresel müziklerini kısa zamanda bu nefesli çalgılara uyarlamışlardır. 20. yüzyıl başından itibaren akordeon, keman, klarinet ve kontrbas, çağdaş Balkan halk müziği anlayışının vazgeçilmez  çalgıları olmuştur. Hırvatistan, Bosna ve Sırbistan'da ve  Macaristan'daki Slav azınlık arasında büyüklü, küçüklü tamburalardan oluşan tambura orkestraları çok sevilmiştir.

3-Tek bir Balkan Müziği türünden bahsedilebilir mi? Anlatılan hikayeler ve teknik bakımdan alt gruplara ayrılıyor mu?

Tek bir Balkan müziği türünden tabii ki söz edilemez. Balkan müziğini kapalı tarım toplumu yapısından kaynaklanan kırsal gelenek ve  kozmopolit şehir geleneği olarak iki bölümde inceleyebiliriz. Kırsal müzik geleneği, büyük ölçüde pagan geleneklere dayanır.  Örneğin Bulgaristan'ın Şop bölgesinin yabanıl şarkıları, Doğu Sırbistan'da kızların evlenme isteklerini anlatan şarkılar, Güney Arnavutluk'ta Toskların ve Labların pentatonik çok sesli şarkıları, bugün bir kısmı Hırvatistan'da bir kısmı ise Slovenya'da bulunan İstriya bölgesinin çatışan sesler sistemindeki tuhaf şarkıları aklıma gelen ilginç örnekler. Eski gelenekler halk oyunlarında da kendini gösterir.Bulgaristan'ın Yambol bölgesinin  maskeli danslarını ve Sırbistan'ın Homolje bölgesindeki ölüler dünyasına dansla geçme ritüelini ve  günümüzde Yunanistan'da az sayıda köyde sürdürüldüğü bilinen ve tümüyle pagan ritüllerle bezeli erotik şarkılara eşlik eden dansları ifade eden Apokriatika geleneğini örnek verebiliriz.

Balkanlardaki şehir müziği geleneği ise Batı ve Osmanlı etkilerini türlü ağırlıklarda barındıran bir gelenek olarak karşımıza çıkar. Örneğin starogradski adı verilen eski Sırp şehir şarkıları Avrupa kokusu taşırken Bosnalı müslümanların şehir şarkıları sevdalinkalar makamsal olarak Osmanlı müziğinden çok etkilenmiş, 19. yüzyıl ortasında Üsküp  ve Ohrid şehirlerinin çokkültürlü oratmında ortaya çıkmış Makedon çalgiya müziği ise Osmanlı- Rumeli şehir müziğinin yoğun etkisi altında kalmıştır. Doğu Avrupa ve Balkan Yahudilerinin düğün müziklerinden kaynaklanan Klezmer müziği de Balkan müziği ile pek çok ortak özellik taşır.

4-Balkan Müziği'nde baskın olan temalar nelerdir?

Bilinen tüm halk müziği temaları Balkan müziğinde de vardır. En eski temalardan biri kuşkusuz destanlarda kendini gösteren kahramanlık temasıdır. Çok yaygın olan doğa ve ölüm temaları Romanya halk müziğinin doina türünün başlıca konularıdır. Örneğin annesini kaybeden kuzunun hikayesi ( Mioritsa) yüzlerce çeşitlemesi olan bir doinadır. Aşk, şarap, ayrılık, gurbet şarkıları, mizahi şarkılar, dansa eşlik eden sözcük oyunlarıyla bezeli şarkılar ve elbette çingenelerin özgün yaşam felsefelerini ve yazgısal yoksulluklarını anlatan şarkılar Balkan müziği şarkı dağarcığını doldurur.

5-Emir Kustirica ve Goran Bregovic Balkan Müziği denince çoğu insanın aklına gelen ilk isimler. Sizce bunlar Balkan Müziğini ne derece temsil ediyor?

Goran Bregoviç'in müziği yalnızca Sırbistan ve Makedonya çingenelerinin bakır nefesli topluluklarının icra ettiği müziği kapsıyor. Bırakın Balkan müziğinin diğer türlerini, bu müzik geniş bir coğrafyada var olan nefesli çalgı topluluklarının repertuarlarını dahi temsil etmekten uzaktır. Emir Kustirica ve Goran Bregoviç yaptıkları müzikle Türkiye'de ve dünyada yakın zamana kadar çok az bilinen Balkan müziğinin müzikseverlerce keşfedilmesinde çok büyük rol oynamışlardır. Bundan sonra dinleyiciye bununla yetinmeyip Balkan müziğinin o kocaman dünyasını keşfe çıkmak düşüyor.